Bunu bilmeyene anlatmak çok zor. Dizilerde filmlerde abartılmış tiki kız karakterlerinin klişeleşmiş “geelceem, gitceem” türünde laflarını aklınıza getirin, işte ona benzeyen bambaşka bir harftir Samsun’da e harfi. Bir insanın Samsun’lu olduğunu sadece buna bakarak rahatça anlayabilirsiniz. Bu konuda Mert’le bi’ çok komplo ürettik ama neden böyle olduğunu tam olarak saptayamadık henüz. En gerçekçi senaryo şöyle.
Zamanında, Cumhuriyetin ilk yıllarında ülkenin dört bir yanına dağılarak sessizce zararlı faaliyetler gösteren siyonistler toprak satın almak ve mevcut birikimleriyle bulundukları çevrenin ağası olmak gibi alışıldık yöntemler yerine Samsun’da çok farklı bir tahribat yöntemi bulmuşlar; dil!
(Senaryonun geri kalanı Mert’le aramızda geçen diyalogdan alıntılar şeklindedir.) “Abi adamlar demişler ki, nasıl bozarız burayı. Düşünmüşler, dilinden bozarız demişler. Gitmişler en iyi üniversitelerde Türkçe, Edebiyat Öğretmenliği falan okuyup burada öğretmen olmuşlar. Dili öyle bodoslama, direk harflerden bozalım demişler. Başlamışlar bozmaya. Bozmuşken de en çok kullanılan harfler olan sesli harflerden bozalım ki daha iyi bozulsun demişler. E şimdi “a” harfini pek bozamazsın abi. Kalın da çıkartsan, ince de çıkartsan, ağzını eğsen de büksen de “a” harfi her zaman “a” harfidir. Sonra ne var en çok kullanılan? “E” harfi var tabi. Abanmışlar “e”nin üzerine. Siyonist Türkçe Öğretmeni bu misyonu oğluna devretmiş, öyle süregelmiş. Bu arada “e”leri bozulan neslin çocukları, torunları da bozuk “e”lerle büyümüş falan derken al sana SAMSUN “E”Sİ.
Durum böyle. Yapacak şey belli, yapacak hiçbir şey yok.
Bu arada mezuniyet tezim de “Ses Tanıma Otomasyonu” üzerine “Samsunlu Dedektörü” çalışması olacak, bilinsin.






Peşimi Bırakma