Salih'in Seyir Defteri Kişisel, sessiz ve uysal...

  • Hakkımda
  • Fotoğraf Albümü
  • İletişim

Diyalog

samsun’da “e” bir başkadır

06 Ekim 2011, by salihozdemir No comments yet

Bunu bilmeyene anlatmak çok zor. Dizilerde filmlerde abartılmış tiki kız karakterlerinin klişeleşmiş “geelceem, gitceem” türünde laflarını aklınıza getirin, işte ona benzeyen bambaşka bir harftir Samsun’da e harfi. Bir insanın Samsun’lu olduğunu sadece buna bakarak rahatça anlayabilirsiniz. Bu konuda Mert’le bi’ çok komplo ürettik ama neden böyle olduğunu tam olarak saptayamadık henüz. En gerçekçi senaryo şöyle.

Zamanında, Cumhuriyetin ilk yıllarında ülkenin dört bir yanına dağılarak sessizce zararlı faaliyetler gösteren siyonistler toprak satın almak ve mevcut birikimleriyle bulundukları çevrenin ağası olmak gibi alışıldık yöntemler yerine Samsun’da çok farklı bir tahribat yöntemi bulmuşlar; dil!

(Senaryonun geri kalanı Mert’le aramızda geçen diyalogdan alıntılar şeklindedir.) “Abi adamlar demişler ki, nasıl bozarız burayı. Düşünmüşler, dilinden bozarız demişler. Gitmişler en iyi üniversitelerde Türkçe, Edebiyat Öğretmenliği falan okuyup burada öğretmen olmuşlar. Dili öyle bodoslama, direk harflerden bozalım demişler. Başlamışlar bozmaya. Bozmuşken de en çok kullanılan harfler olan sesli harflerden bozalım ki daha iyi bozulsun demişler. E şimdi “a” harfini pek bozamazsın abi. Kalın da çıkartsan, ince de çıkartsan, ağzını eğsen de büksen de “a” harfi her zaman “a” harfidir. Sonra ne var en çok kullanılan? “E” harfi var tabi. Abanmışlar “e”nin üzerine. Siyonist Türkçe Öğretmeni bu misyonu oğluna devretmiş, öyle süregelmiş. Bu arada “e”leri bozulan neslin çocukları, torunları da bozuk “e”lerle büyümüş falan derken al sana SAMSUN “E”Sİ.

Durum böyle. Yapacak şey belli, yapacak hiçbir şey yok.

Bu arada mezuniyet tezim de “Ses Tanıma Otomasyonu” üzerine “Samsunlu Dedektörü” çalışması olacak, bilinsin.

a. doyak(kepsli)

07 Ağustos 2011, by salihozdemir No comments yet

Kepsi geçtim, adam gözlüklü lan. Aynı zamanda götkeps12.rar dosyasını merak edenler için yüklüyorum, dileyen baksın.

a. doyak ve gözlükleri

Buyrun burada:

http://depo.salihozdemir.net/götkeps12.rar

ağzımla bass soloları atabiliyorum

01 Haziran 2011, by salihozdemir No comments yet

Yaparken dudaklarım çok seksi görünüyor, eminim.

Şu an oturduğum masayı hak edebilmek için sinek avlayan bu çay bahçesinde 3 tane demli çay içtim. Bir arkadaşım için doğum günü hediyesi hazırlıyorum. Burası hoşuma gidiyor, Nisa’yla oturduğumuz masaya oturup laptopun şarjı bitene kadar entel dantel işlerle uğraşıyorum. Arada kafamı kaldırıp güzel kız var mı diye etrafı süzüyorum.

çok saat

kaç saat

Abim bana eski kol saatini hediye etti. Zaten gözüm vardı o saatte neyse ki nazarım değmeden alabildim. Uzun zamandır bir kol saatim olsun istiyordum. Kordonu kısaydı, abim kordonunun yedek parçalarını da kaybetmiş. Ben de internetten yedek bir metal kordon araştırdım ama bulamadım. Bugün Gazi Caddesi’nde bir saatçiye bıraktım, eğer bulabilirse birkaç diş ekleyecek kordona. Böylece manasıyla, maddiyatıyla, estetiğiyle çok seveceğim bir saatim olmuş olacak. Çok heyecanlıyım.

Abim demişken aklıma geldi,

Abimlerden dönüyoruz, Merzifon arabasından indik, otogardan Samsun’a giden bir arabaya bineceğiz. “Nisa, bi’ baksana.” dedim. Sonra ansızın takıverdim. Ne zaman bahsini açsam gülüyor. Doğrusu, benim de gülesim geliyor, hoşuma gidiyor.

Lisede tarih derslerinde en az bir kez Nail Hoca’nın “ansızın” öğretmen masasının üzerine çıkıp soyunurken erotik dans yaptığını hayal eder kahkalarla gülerdim. Nadiren de olsa Nisa’ylayken de böyle şeyler oluyor. Bir şey söylüyor, ben de istemli olarak böylesi bir halüsinasyonlar kurup gülüyorum. “Yaa, ne gülüyon?” dediğinde de “Hoşuma gitti.” diyorum. Şimdi bu yazıyı o da okuyup “Hıaaa!” diye haykıracak. Ama yok lan, çok nadiren oluyor. Valla bak.

Sevgiyle.

kanıtlı çift

31 Mayıs 2011, by salihozdemir No comments yet

Biz de tartışıyoruz.
Birbirimize trip atıyoruz. Sonra konuşuyoruz biraz da öpüşüp barışıyoruz. Bazen konuştuktan sonra öpüşmeden de barışabiliyoruz. Hatta şöyle bile olabiliyor; konuşuyoruz ve sonra birbirimize vuruyoruz. Gülüyoruz ve barışıyoruz. Böyle şeyler falan.

Ben biraz daha kıskancım ona göre mesela.
O şort giyerse ben de giyiyorum. Ben etek giydiğimde o beni kıskanmadığı için şort giymeye devam ediyor.

Ortak yönlerimiz de yok değil.
Yalnıca birlikteyken Burger King’e gidip yemek yiyoruz. Uzak olduğumuz zamanlarda ise mümkün olabildiğince aç geziyoruz. İkimiz de beceriksiziz hem. Ben bateri çalamıyorum; o da şarkı söyleyemiyor. Yine de stüdyoya gidip eğleniyoruz.
Bu arada Varan Turizm’e teşekkür ediyoruz. Artık en çok bir hafta karnımız yarı tok gezebileceğiz.

Birbirimizi solda sıfır bırakıp ezen yeteneklerimiz de var üstelik.
O hamurdan insan yapabiliyor muazzam şekilde; bense çok sessiz uyuyabiliyorum.

İşbirliği yaptığımız da oluyor arada sırada.
Yemek yapmak,duş almak,bisiklete binmek,yemek yemek,tavla oynamak,uyumak vb. Bunlar hep işbirliği, hep.
Valla.

“Ulan vay anasını avradını, siz birbirinizi nerden buldunuz lan ibneler ?!” diyenlere,
-İnternetten, esprisini bile yapıyoruz.

(…)

Sıkıntıdan odada oturup bacağımdaki tüyleri cımbızla yoluyoruz. Oysa bu sırada ikimiz de sinemaya gitmek için deliriyoruz da hıncımızı kıldan tüyden çıkarıyoruz.

Kavga konusunda çok hassasız.
Sık sık kavgayla karşılaşmadığımız için kavga anında işi gücü bırakıp en yakın yerden çekirdek alıyoruz ve kavgayı çekirdek çitleyerek izliyoruz.

Biz de her çift gibi birbirimize çok yakışıyoruz.

Not: Önce benim ismimi sonra onun ismini bitişik yazdığımız zaman arada kalan aynı heceden birini düşürüp ortak bir isim elde edebiliyoruz. Sevimli bir kelime oyunuyla çift feysbuk hesabı dahi açabiliyoruz. Her çiftten daha çiftiz bu yönümüzle. Öyle yani.

Kişisek not: Benim adım Nisa. Onun adı Salih. Şimdi isimlerimizi önce benimki olmak üzere bitişik yazalım,
Nisasalih.
Görüldüğü gibi ortak olan hece “sa”dır.
Nisa-salih.
Ve şimdi de ortak olan heceyi atalım gitsin,öyle yazalım. Ondan zaten bir tane var.
Nisalih.
Bahsettiğim şey tam olarak bu. Bu da kanıtı olsun. Kimse düşünüp yorulmasın yani. (Nisa)

Ben de yazarım aslında, daha güzelini de yazarım. Ama, şey, bu güzel olmuş.

ceren bana kızıyor

08 Mayıs 2011, by salihozdemir No comments yet
CEREN

CEREN("-ÇOK BASİT O!")

Sırf zor tatlılar sevmediğim için Ceren bana kızıyor. Ama ne yapayım, puding seviyorum ben. Soğuk olsun dedim, çorba kaşığıyla yiycem dedim yine de kandıramadım, zor olmadı hiç diye beni öldürcek. Kazandibi mi diyeyim, baklava mı seveyim bilemedim. ONUN GİBİ BÜYÜK YAZASIM VAR BAĞIRMAK İSTEDİĞİM ŞEYLERİ. BANA KIZIYO YA.

-ıslak kek olur. çok güzel yapabildiğini biliyorum.
içine emeğini katmış olursun, ikisi bir arada olur.

-yok.valla tatlı konusunda iddialıyımdır.
ya işte söyle en sevdiğini güllaçı geçtik.
bak kolay seçme küserim.
:D
oha atarlanıcam az kaldı.
:FD

-puding. hem uzun zamandır da yemedim. soğuk olcak ama, dolaptan yeni çıkmış olcak.
kocaman çorba kaşığıyla yiycem.
oh.
-çok basit o. bak mesela bu gün ilk defa irmik tatlısı yapmış şahane oldu.yani çekine iste.puding olmaz.paketten döküyon yapıyon.onu ablam bile yapar :D
Bi’ de söyleyin ona, sevgilime bok atmasın ama.
Kendisi fotoğrafta gördüğünüz yüz ifadesiyle bana her istediğini yaptırabiliyor. Misal:

random gülmek

http://muhtesemikarus.tumblr.com/

Kategoriler

  • Ben Ettim Sen Etme (1)
  • Benekli (4)
  • Beyin (4)
  • Bilgi (4)
  • Ciddi (12)
  • Diyalog (5)
  • Duygu (28)
  • Genel (2)
  • Gereksiz (22)
  • Gündem-Yorum (3)
  • Hatıra Defteri (6)
  • Mızmız (17)
  • Müzik (15)
  • Seyir Defteri (48)
  • Şiir (4)
  • Teknik (5)
  • Tırnak İçi (6)
  • Yasadışı Paylaşım (2)

Arşiv

  • Mayıs 2012 (5)
  • Nisan 2012 (9)
  • Mart 2012 (3)
  • Şubat 2012 (8)
  • Ocak 2012 (16)
  • Kasım 2011 (4)
  • Ekim 2011 (5)
  • Eylül 2011 (6)
  • Ağustos 2011 (16)
  • Temmuz 2011 (4)
  • Haziran 2011 (6)
  • Mayıs 2011 (6)
  • Nisan 2011 (10)
  • Mart 2011 (5)
  • Şubat 2011 (12)
  • Ocak 2011 (25)
  • Aralık 2010 (18)
  • Kasım 2010 (13)
  • Ekim 2010 (10)
  • Eylül 2010 (14)
  • Ağustos 2010 (15)
  • Temmuz 2010 (14)
  • Haziran 2010 (12)
  • Mayıs 2010 (6)
  • Nisan 2010 (8)
  • Mart 2010 (14)
  • Şubat 2010 (19)
  • Ocak 2010 (22)
  • Aralık 2009 (19)
  • Kasım 2009 (21)

Peşimi Bırakma

 Facebook Twitter YouTube Tumblr RSS E-mail

RSS Uçan Kurabiye

  • arkadaş edindim ! 22 Şubat 2012 Nü
  • Söyleniyorum işte. 20 Şubat 2012 Nü
  • Bizde niye yok? 16 Ocak 2012 Nü
  • Salih’e giderken. 13 Ocak 2012 Nü
  • Salih gelirken… 13 Ocak 2012 Nü
  • Adamlar ciddi. 12 Ocak 2012 Nü
  • aynen böyle söyledi. 11 Ocak 2012 Nü
  • Kendime. 10 Ocak 2012 Nü
  • Bir derdim var. 05 Ocak 2012 Nü
  • Milli Piyango Yılbaşı Özel Çekilişini Kazanaaaaan… 22 Aralık 2011 Nü

Giriş

  • Giriş
  • Yazılar RSS
  • Yorumlar RSS
  • WordPress.org

Hemen Ulaş

* Required field

Etiketler

0mü 0mü not sorgulama 19 mayıs üniversitesi not sorgulama ahtapot çizimleri ahtapot çizimleri etiketi balıklar balık ve insan arkadaşlığı benekli benekli denizde hikayesi benekli ve ceren bilmök 2012 foto salih ozdemir net hey hey hey hikaye insanlar light in babylon albüm light in babylon albüm indir light in babylon indir nazım not sorgulama omü omunot omü omü not omü not sorgulama omü not sorgulaması omü öğrenci sorgulama ondokuz mayıs üniversitesi pornolar pornosu porno .öğrenci room eleven salih in seyir salihin seyir defteri salih özdemir salih özdemir savaşın olumlu olumsuz etkileri samsun samsun da yağmur scarface süperonline ttnet XML ayrıştırma hatası: xml işleme komutu harici varlığın başında değil çocuk masalı ölüm pornosu indir öğrenci işleri şiir
Yazılar ve içerdiği düşünceler şahsidir ve fikir hürriyetiyle korunur. Hakları saklanamaz.